KUDÜS SELAHADDİNLERİN ŞEHRİDİR
02 Mayıs 2018 Çarşamba
Filistin ve Kudüs’te uyuyanların uyanması 100 sene ile kayıtlanmıştır.

Filistin Bölgesi,7 Kasım 1917’de İngilizler ‘in işgaliyle uyumaya başlamış, inşallah onların hayal ettiği gibi 100. Yılında Kudüs’ün başkent ilan edilmesi safsatası ile birlikte karşılık bulmayacağı gibi Müslümanların uyanışı olacaktır.

O coşkulu günlerini beklemekteyiz. 

Şairin dediği gibi;
Her vuslata mehtap olmuş beldeye bak!
Eyvah! Yalıyor ufkunu bir kanlı şafak
Sabret Kudüs'üm silmek için gözyaşını
Elbet bir Ömer Bir Selâhaddin çıkacak.

Bütün insanlığın içini kanatan, yaptıkları katliamlarla yüreğimizi dağlayan ve Kudüsün başkent safsatası ile ilgili bu son hâdiselerle alakalı ve ne yapabiliriz diye düşündüm. Elim kalem tutuyor en azından yazabilirim diye kalemimi konuşturmaya gayret ediyorum.

Dünyanın bütün problemleri Ortadoğu’dan kaynaklanmaktadır. Ortadoğu’nun da bütün problemleri Kudüs ve Mescid-i Aksâ'dan kaynaklanmaktadır. 

Bu problemleri çözebilmek için, sadece hissî ve günü kurtarıcı tedbirlerle hareket edilemeyeceği muhakkaktır. 

Bu mevzuda bazı genel ölçülerin objektif olarak ele alınması, anlatılması ve anlaşılmasında fayda vardır;

Müslümanların ilk kıblesidir. Buhârî ve Müslim’in rivayet ettiklerine göre, Berâ İbni Âzip şöyle nakletmiştir: “Resulullah Mescid-i Aksa tarafına on altı ya da on yedi ay namaz kıldı. 


İsrâ ve miraç mucizesine şahit olması itibariyle Mescid-i Aksâ'nın bir üstünlüğü ve Müslümanların nazarında çok ayrı bir yeri vardır. 

Mescid-i Aksâ'nın etrafının mübarek kılınması hususunda orasını Müslümanların nazarında çok kıymetli ve değerli kılmıştır. Bereketli olan Mescid-i Aksâ'nın etrafı, başta tabii Kudüs’tür.Bizim bildiğimiz ilk inşa, Hz. Davud (a.s) ve Hz. Süleyman(a.s) dönemindeki  inşasıdır.

Beytü’l-Makdis ya da Beytü’l-Mukaddes adı verilen Mescid-i Aksâ'nın inşasına Davud (a.s) başladı. Duvarlarını bir adam boyu yükseltti, fakat tamamlayamadan vefat etti. Davud (a.s)'dan sonra hem hükümdar hem peygamber olan oğlu Süleyman (a.s) Beytü’l- Makdis’in inşasını tamamlamak istedi. 

Allah tarafından emrine verilen cinleri toplayarak, aralarında vazife taksimi yaptı ve her bir cemaati bir işle vazifelendirdi. Sonra usta ve mühendislere, on iki mahallesi olan Kudüs Şehri'ni inşa ettirdi.

Ve bu şehir içindeki Mescit ile Peygamberler ocağı ve Peygamberlerin ruhundan yansıyan davamız oldu.

Ben Müslüman'ım diyen herkes bu davaya sahip çıkmalıdır. Kudüs davası bütün Müslümanları ilgilendiriyor.

Çünkü Kudüs Müslüman bir şehirdir.

Efendimiz (s.a.v)’in Miraca yükseldiği beldedir.

Erdoğan'ında dediği gibi "Ümmetin ilk kıblesi, peygamberler şehri olan Kudüs, tüm Müslümanların harem-i izzeti ve namusudur."

Uzun zamandır son dönemde “Ortadoğu” coğrafyasında yaşanan bütün zulüm ve problemler
Mescid-i Aksa ve Kudüs üzerinde yapılan planlardan kaynaklanmaktadır.

İttihat ve Terakkicilerin emrinde oldukları hainlerle birlikte 2. Meşrutiyetle başlatmış oldukları zulümlerden sonra hem ülkemizde hem de Ortadoğu’da huzur ve sağlıklı yaşam kalmamıştır.

15 Temmuz sonrası bütün zehri ile müşahede ettiğimiz FETÖ’nünde İsrail’e bağlı bir kol olarak hizmet etmiş olması bu söylediğimizin ispatıdır.

İttihatçıların Sultan Abdülhamid’i indirmelerinin hemen ardından 1909’da ülkemizin kabinesine dört tane Yahudi bakanı görevlendirmeleri neticesinde toprak satma kanunu ile parça parça Filistin satılmıştır. Tabi ki akabinde ise İsrail devlet olarak tanınmıştır!

Birinci Dünya savaşından önce İngiltere ve Fransa, Yahudilere “Osmanlı Devleti yıkılacak ve Filistin'de Yahudi Devleti kurulacaktır” teminatını verdi.

1917’den 1948’e kadar Gazze’de kalan İngilizler 1948’de Filistin topraklarından çekildikleri gün Yahudi Devleti kurulmuş oldu!

Şimdi de dertleri önce kutsal şehir Kudüs’ü Başkent olarak tanımak sonrasında ise Müslümanları bu topraklardan uzaklaştırmaktır.Ve sırası ile Arz-ı Mevud olarak inandıkları sınırlara doğru planlarını uygulamak.

Cumhurbaşkanımızın dediği gibi Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir. Siz hangi kararı alırsanız alın kırmızı çizgimize müdahale ettirmeyiz.

Kararlarınızı da İslam coğrafyası olarak tanımıyoruz.